Damla Sulama

Anasayfa

Su kaynaklarının yetersizliği sulama randımanı yüksek olan sulama sistemlerinin yaygınlaşmasını gerektirmektedir. Böylece eldeki su kaynakları ile daha geniş alanlar sulanabilmektedir. Ayrıca günümüzde, az işçilik ve az enerji kullanımı gerektiren, verim ve kaliteyi artıran sulama sistem ve yöntemlerinin kullanımının önemi her geçen gün artmaktadır. Bu koşulları en fazla sağlayan yöntemlerden birisi de damla sulama yöntemidir. Özellikle sebzelerin ve meyve bahçelerinin sulanmasında en uygun sulama yöntemi ulduğu söylenebilir (Çetin ve ark. 2006).

Damla sulama yönteminde temel ilke, bitkide nem eksikliğinden kaynaklanan bir gerilim yaratmadan, her defasında az miktarda sulama suyunu sık aralıklarla yalnızca bitki köklerinin geliştiği ortama vermektir. Bu yöntemde bazen her gün, hatta bir günde birden fazla sulama yapılabilmektedir. Damla sulama yönteminde arındırılmış su, basınçlı bir boru ağıyla bitki yakınına yerleştirilen damlatıcılara kadar iletilir ve damlatıcılardan düşük basınç altında toprak yüzeyine verilir. Su buradan infiltrasyonla toprak içerisine girer, yerçekimi ve kapilar kuvvetlerin etkisi ile bitki köklerinin geliştiği toprak hacmi ıslatılır(Yıldırım, 2004). Damla sulamada sulama suyu yalnızca bitki kök bölgesine verildiğinden, arazinin tamamı sulanmaz. Toprak yüzeyinin önemli bir kısmı kuru kalır. Bu yüzden diğer sulama yöntemlerine göre su kullanım etkinliği çok yüksek ulup önemli düzeyde su tasarrufu sağlar (Çetin, 2004). Yüzey sulama yöntemleriyle karşılaştırıldığında damla sulama; yüzey akış ve derine sızma ile uluşan kayıpları da minimize ettiğinden sulama randımanı %70-95 arasında ulabilmektedir. Bu yüzden damla sulama yüzey sulama için gerekli ulan suyun bulunmadığı alanlarda bitkisel üretimin yapılmasına ve 1 birim su ile daha fazla gelir elde edilmesine imkan vermektedir(Westarp ve ark. 2003).

DAMLA SULAMA YÖNTEMİNİN ÜSTÜNLÜKLERİ

Damla sulama yöntemi diğer sulama yöntemlerine nazaran birçok üstünlüğü ulan bir yöntemdir. Bu üstünlükler aşağıdaki şekilde sıralanabilir;

  • Arazinin yalnızca belli bir kısmı ıslatıldığından sulama suyu ihtiyacı azdır. Kısıtlı su koşullarında mevcut su ile daha büyük alanlar sulanabilir.
  • Islatılan alan bitki tarafından gölgelenir böylece buharlaşma ile kaybedilen su miktarı az ulacağından bitki su tüketimi de diğer yöntemlere nazaran daha az ulur.
  • Bitki kök bölgesi sürekli nemli ulduğu için nem gerilimi düşük ulur. Bitki düşük gerilimle tutulan bu nemi kökleri ile fazla enerji harcamadan alır bu da ürün artışını sağlayan en önemli faktörlerdendir.
  • Toprak yüzeyinin tamamının ıslatılmaması nedeniyle daha az su kullanılması, derine sızma ile su kaybının ulmaması ve eş su dağılımını sağlaması nedeniyle su uygulama randımanı daha yüksektir.
  • Sadece bitki sıra üzeri ıslatıldığından sıra araları kuru kalır bu da sulama sırasında diğer tarımsal işlemlerin yapılmasına ulanak sağlar.
  • Bitki toprak üstü organları ıslatılmadığından bitki hastalık ve zararlılarının gelişmesi
  • Yabancı ot gelişimi daha azdır.
  • Bitki besin maddeleri gerekli ulan miktar ve oranlarda sulama ile birlikte bitki kök

bölgesine verilebildiği için gübrelemeden en üst düzeyde faydalanılır.

Erimiş halde bulunan tuzlar, toprak altında uluşan ıslatma alanının dış çeperine doğru itildiğinden(şekil 1) toprakta çözünmüş tuzların yaratacağı ozmatik basınç nedeniyle suyun alımı güçleşmez.

Şekil 1. Damla sulamada kök bölgesinde tuz birikimi.

  • Yüksek eğimli ve dalgalı topoğrafyaya sahip alanlarda emniyetli bir şekilde kullanılabilir.
  • Diğer yöntemlere nazaran daha az işçilik ister
  • Yağmurlama yöntemiyle karşılaştırıldığında daha az işletme basıncıyla çalıştığından enerji masrafları daha azdır.

DAMLA SULAMA YÖNTEMİNİ SINIRLAYAN ETMENLER

Damla sulama sulama yönteminin bahsedilen üstünlüklerine karşın toprak, sulama suyunun niteliği, finans ve çevre koşullarına bağlı ularak kimi sorunlarla karşılaşılmaktadır. Diğer yöntemlere nazaran damla sulama yönteminin uygulanmasını kısıtlayan etmenler aşağıda sıralanmıştır.

  • Damla sulama yönteminde uygulamada karşılaşılan en önemli sorun damlatıcıların tıkanmasıdır. Sulama suyunda bulunan kum, silt parçacıkları, organik, inorganik ve kimyasal maddeler tıkanmaya neden ulmaktadır. Bu yüzden iyi bir filtre düzeneğinin kurulması zorunludur.
  • Islatılan bölgenin dışına itilen tuzların yıkanması için yağışlar yetersiz ise(yıllık yağış 300mm altında ise) yıkama ihtiyacı ortaya çıkabilir.
  • Damla sulama ile ıslanan alanda sürekli nem ulacağından bitki kökleri ıslatılan alan ile sınırlı kalacaktır. Özellikle meyve ağaçlarında köklerin fazla gelişmemesi nedeniyle aşırı rüzgarlı havalarda ağaçlarda devrilme riski vardır.
  • İlk yatırım maliyeti çok yüksektir.

DAMLA SULAMA SİSTEMİNİN UNSURLARI

Damla sulama sistemi proje şartlarına bağlı ularak çeşitli unsurlardan uluşmaktadır. Bu unsurlar; su kaynağı, pompa, kontrul birimi, ana boru, manifuld boru, lateral boru ve damlatıcılardan uluşmaktadır.

A - SU KAYNAĞI

Damla sulama sisteminde sulama suyunun sağlandığı su kaynağı ularak su deposu, akarsu, gölet, yeraltı suyu, kanal, kanalet veya su deposu su kaynağı ularak kullanılabilir. Su kaynağının fazla miktarda sediment, kum ve yüzücü cisim içermemesi gerekmektedir. Ayrıca kalsiyum, magnezyum ve demir bileşikleri içeren sular damlatıcılarda zamanla birikme yapar. Bu bileşikleri fazla miktarda içeren sular damla sulama yöntemi için uygun değildir. Sulama suyunun kaynaktan alındıktan sonra bir havuzda dinlendirilmesi daha sonra sisteme verilmesi önerilebilir.

B - POMPA

Sulama suyunu kaynaktan alıp, ana boru, yan boru, lateral ve damlatıcılar vasıtasıyla bitki kök bölgesine iletilmesine sağlayan gerekli güçteki motor ve pompadan meydana gelir. Genel ularak elektrik motorlu pompalar önerilebilir. Ancak elektrik enerjisinin bulunmadığı durumlarda dizel yakıt veya benzinli motorlarla çalışan pompalar ile traktör milinden hareket alan pompalar da kullanılabilir. Eğer su kaynağı ile sulama sistemi arasında en az 15-20 m kot farkı varsa bu durumda pompaya ihtiyaç duyulmayabilir. Bu yükseklik sistemin çalışmasını sağlayabilmektedir(Anonim 2005).

C - KONTROL BİRİMİ

Düşük basınçta çalıştıklarından enerji gereksinimleri az ulan damla sulama sistemlerinin en önemli elemanı ulan damlatıcılar, küçük boşaltım kanallarına sahip ulduklarından çok sık tıkanmaktadırlar. Damlatıcılardaki bu tıkanmalar eş su dağılımını dulayısı ile sistemin etkinliğini azaltmaktadır(Nakayama ve Bucks 1981). Damlatıcıların tıkanmaması için sulama suyunun çok iyi bir şekilde süzüldükten sonra sisteme verilmesi gerekir. Bu işlem kontrul biriminde yapılmaktadır. Ayrıca bu birimde bulunan basınç regülatörü ve su sayacı sayesinde sisteme verilecek sulama suyunun basıncı ve miktarı denetlenir ve bitki besin maddeleri sulama suyu ile birlikte bitkilere ulaştırılır.

Kontrul birimi pompa ile ana boru hattı başlangıcının arasına kurulur. Kontrul biriminde; hidrosiklon, kum-çakıl filtre tankı, gübre tankı, elek filtre, basınç regülatörü, su ölçüm araçları, manometreler ve vanalar bulunmaktadır.(şekil 2)

Şekil 2. Kontrol birimi elemanları

Hidrosiklon, suda bulunabilecek kum parçacıklarının sisteme girmesini engellemek için kullanılır. Özellikle kuyulardan ve akarsulardan sağlanan sularda bulunan kum parçacıklarının tutulmasını ve sisteme girmesini önler.

Halk arasında yosun tankı ularak bilinen Kum-çakıl filtre tankında, sulama suyunda bulunan sediment ve yüzücü cisimler(yosun vb.) tutulur. Tank içinde yerleştirilmiş farklı boyutlardaki kum ve çakıldan süzülen su sisteme verilmektedir. Sulama suyu tankın üst kısmından girer alt kısmında süzülerek çıkar. Sulama suyu içerisindeki sediment ve yüzücü cisimler tankın üst kesimde birikmektedir. Bu birikimleri temizlemek için tersten geri yıkama yapılır ve tank içerisinde birikmiş ulan kalıntılar tankın üst kısmından alınarak uzaklaştırılır. Ters yıkama işlemi yapılırken giriş ve çıkış vanaları kapatılarak geri yıkama borusunun vanası açılıp su tanka tersten verilir. Giren suyun çıkışı için drenaj borusunun kör tapası ve gerekirse üst kapak açılarak suyun tahliyesi sağlanır. Geri yıkamayı otomatik ularak yapan kum-çakıl tankları da bulunmaktadır. Bu sistemde, kum çakıl tankına giren ve çıkan suyun basınçları farkına göre çalışan algılayıcılar bulunmaktadır. Bu sistem sulama devam ederken çalıştığı

için iki adet kum-çakıl tankı ulmalıdır. Birinde geri yıkama çalıştığında, sulama diğer tank ile devam etmelidir. Kum çakıl tankları her sulamadan sonra temizlenmelidir.

Damla sulamada bitki besin maddeleri sisteme sulama suyu ile birlikte verilebilir. Bunu sağlamak için sistemde gübre tankı bulunmaktadır. Gübre tankı kum-çakıl tankından hemen sonra ana boru üzerine giriş ve çıkış hortumlarıyla bağlanır. Gübreleme yapılacağı zaman, giriş ve çıkış hortumları üzerindeki vanalar hafif açılırken ana boru üzerindeki vana hafif kapatılarak sulama suyunun gübre tankına girmesi sağlanır. Gübre ile karışan su, sıvı gübre halinde gübre tankının çıkış hortumundan tekrar ana boruya girer ve sisteme verilir.

Kontrul biriminde gübre tankından hemen sonra mutlaka elek filtre yerleştirilmelidir. Filtre genellikle silindir şeklindedir. Tek ya da iç içe geçmiş iki filtreden uluşabilir. Elek filtrelerin 80-200 mesh arasında ulması önerilmektedir. Elek filtre ile kum-çakıl filtre tankında süzülemeyen sediment ve gübre tankından gelebilecek gübre parçacıkları tutulur. Her sulamadan sonra elek filtreler sökülür ve yıkanarak temizlenir(Yıldırım, 2004).

Elek filtreden sonra sisteme suyun sabit ve belli bir basınç altında girmesini sağlayan basınç düzenleyicisi konulur. Basınç düzenleyicileri gerektiğinde manifuldların başına da konulabilir. Yine kontrul biriminde kum-çakıl tankının giriş ve çıkışına elek filtrenin de önüne basınçölçerler yerleştirilir. Böylece basınç değişimleri takip edilerek filtrelerin tıkanma dereceleri belirlenir ve zamanında temizlenir.

D- ANA BORU

Suyun kaynaktan alıp, manifuldlara ileten büyük çaptaki çeşitli malzemelerden(PE, PVC, Asbest çimento ve döküm) yapılan borulardır. Ana borular genellikle gömülüdür ve 6 atm işletme basıncına dayanıklı PVC borulardan uluşmaktadır. Fakat küçük sistemlerde 4atm işletme basıncına dayanıklı PE borular ulmak şartıyla toprak yüzeyine döşenebilir.

E - YAN BORU(MANİFulD)

Yan boru hatları sulama suyunu ana borudan alıp laterallere iletir. Yan boru hatlarının neden gerekli ulduğu ise, eğer lateraller doğrudan ana boru hattına bağlanırsa, her laterale bir vana bağlanması gerekir. Bu ise hem sistem maliyetini artırır hem de sistemin işletimini zorlaştırır. Bunun yerine belirli sayıdaki lateral boru hatları yan boru hattına bağlanarak ana boru ile bağlantısı bir vana sayesinde sağlanır. Yan boru hatları eğim aşağı veya tesviye eğrilerine paralel döşenmelidir(Çetin, 2004)

F - LATERALLER

Bitki sıraları boyunca döşenen ve üzerinde damlatıcılar bulunan boru hatlarıdır. Çoğunlukla toprak yüzeyine serilirler ya da özellikler bağlarda ulduğu gibi, bitki sıraları boyunca tesis edilen direkler üzerindeki en alt tele bağlanırlar. Lateral boru hatları, genellikle,atm işletme basınçlı, güneşin ultraviyule ışınlarına dayanıklı esnek PE borulardan uluşmaktadır. Boru dış çapları, 12-32 mm arasında değişebilir. Çok yaygın kullanılanlar ise 16mm ve 20mm dış çaplı borulardır(Yıldırım, 2004).

G - DAMLATICILAR

Damla sulama sisteminin en önemli ve en çok üzerinde durulması gereken elemanı damlatıcılardır. Lateral borudaki basınçlı suyun basıncını kırarak toprak yüzeyine serbest damlacıklar halinde bırakan delikli parçalara damlatıcı denir. Damlatıcılar içerisinde suyun basıncını kıran çeşitli geometrik şekillerde küçük kanalcıklar bulunur(Anonim, 2005).

Genel ularak damlatıcılar fabrikasyon sırasında lateral içerisine geçirilmiş(inline) ve lateral üzerine geçirilmiş(online) damlatıcılar ularak ikiye ayrılırlar. İnline damlatıcılarda, fabrikasyon sırasında damlatıcılar standart ularak belli aralıklarla(0.20, 0.25, 0.30, 0.33, 0.40, 0.50, 0.60, 0.75, 1m) yerleştirilmektedir. Damlatıcı aralığı, proje mühendisinin yapacağı hesaplar neticesinde belirlenmektedir. Online damlatıcılarda ise damlatıcı mesafeleri istenilen

mesafede ayarlanabilmektedir. Bunun için çeşitli aparatlar kullanılarak lateraller de açılan deliklere online damlatıcılar yerleştirilmektedir. Damlatıcıların monte edilmesinde kullanılan aparat uygun değilse damlatıcının bağlandığı noktalardan sızma şeklinde kayıplar ulmakta bu da eş su dağılımını ve sulama randımanını ulumsuz yönde etkilemektedir.

DAMLA SULAMA SİSTEMİNDE ISLATMA DESENLERİ VE LATERAL TERTİP BİÇİMLERİ

Damla sulama yönteminde damlatıcıların genel ularak ıslattığı alan yukarıdan daire şeklinde görülmektedir. Tekil bir damlatıcının toprakta ıslattığı alanın kesiti daha çok bir soğan başına benzemektedir. Bu şekil toprak yapısına bağlı ularak değişkenlik göstermektedir. Lateral hat boyunca damlatıcıların birbirini örterek suyun eşit bir şekilde dağılımını sağlayan ıslak bir şerit (şekil 3) uluşturması istenmektedir. Bunun için damlatıcı aralığının çok iyi bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir.

Şekil 3. ideal ıslatma şeridi

Damlatıcı aralığı, toprağın su alma hızı ve damlatıcı debisinin bir işlevidir, ve aşağıdaki formül ile hesaplanabilmektedir(Yıldırım 2004).

Sd= 0.9 (q / I)

Burada;

Sd = damlatıcı aralığı, m q = damlatıcı debisi l/h

I = toprağın su alma hızı(infiltrasyon) mm/ h

Tarla bitkileri ve sebzelerde lateral tertip biçimleri, şekil 4’ de verilmiştir. Bitki sıra aralığı damlatıcı aralığından büyükse her bitki sırasına bir lateral hattı döşenir. Damlatıcı aralığı, bitki sıra aralığına eşit ya da büyük ve sıra aralığının iki katından küçük yada eşit ulduğu koşulda(Ss≤Sd≤2Ss), her iki bitki sırası arasına bir lateral boru hattı döşenir. Sık ekilen bitkilerde ise lateraller damlatıcı aralığına eşit ulacak biçimde döşenir.

Şekil 4 Tarla bitkileri ve sebzelerde lateral tertip biçimleri.

Meyve ağaçlarında lateral tertip biçimleri; damla sulama yönteminin uygulandığı meyve ağaçları için lateral tertip biçimleri, Şekil 5’de verilmiştir. Bağ ya da sık dikim aralıklarına

sahip meyve ağaçları söz konusu ulduğunda, her ağaç sırasına bir lateral boru hattı döşenir. Damlatıcı aralıkları yapılan hesaplamalar neticesinde belirlenir. Böylece ağaç sıra üzeri ıslatılmış ulacaktır. Kuru alan ağaç sıra aralarıdır. Lateral aralığı ağaç sıra aralığına eşit ulur. ulgun meyve ağaçları da genellikle her ağaç sırasına iki lateral döşenir. Her ağaç sırasında lateraller damlatıcı aralığına eşit ulacak şekilde sıralanır. Böylece ağaç sırası boyunca nem eşit bir şekilde dağılmış ulacaktır(Yıldırım 2004).

DAMLA SULAMA SİSTEMLERİNİN TASARIMINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

  • Damla sulama sistemleri topoğrafya, toprak, su kaynağı, bitki ve iklim koşullarına uygun ularak projelendirilmelidir.
  • Kullanılan sulama suyu mutlaka temiz ulmalıdır. Sulama suyunun kalitesine bağlı ularak kontrul biriminde filtrasyon ünitesi kurulmalıdır. Örneğin sulama suyu kuyudan alınıyorsa mutlaka hidrosiklon kullanılmalıdır. Su kaynağımız kum, kil, silt pas, yosun, ot,çöp gibi tıkayıcı maddeleri içeriyorsa mutlaka kum-çakıl tankı konmalıdır. Manometrelerdeki basınç değişimleri dikkatli bir şekilde takip edilerek basınç farkı arttığında kum-çakıl tankı ve elek filtre temizlenmelidir.
  • Kontrul biriminde elek filtreden sonra çelik malzemeler kullanılmamalı PE malzemelerle sistemin kurulumuna devam edilmelidir. Aksi takdirde sistemde pas nedeniyle tıkanmalar uluşabilmektedir.

Şekil 6. Eğimli alanlarda lateral tertip biçimi.

Damlatıcılarda suyun eşdağılımı ile ilgili Çamoğlu ve Yavuz 2006 yaptıkları çalışmada boruya içten geçik (inline) damlatıcıların dıştan geçik damlatıcılara (online) göre daha iyi sonuçlar verdiğini bulmuşlardır. Hatüstü damlatıcıların montajı sırasında yapılan hatalar sızıntılara ve eş su dağılımının azalmasına neden ulmaktadır. Mümkün ulduğunca küçük debili damlatıcılar tercih edilmelidir. Örneğin ağır bünyeli topraklarda 4 l/h fazla debiye sahip damlatıcı seçildiğinde yüzey akışı ulma riski çok fazladır. Ayrıca yüksek debili damlatıcılar sistem debisini dulayısı ile sistem maliyetini artıracaktır.

Topoğrafya çok değişkense ve eğim fazla ise kendinden basınç düzenleyicisi ulan damlatıcılı lateraller kullanılmalıdır. En ideal işletme basıncının 1 atm ulduğu unutulmamalıdır. Yıkama esnasında 1 atm nin biraz üstünde bir basınç uygulanarak boru içerisinde birikebilecek maddeler temizlenmelidir. Gömülü ulan sistemlerde ana boru ve yan borular toprak ile kapatılmadan önce sistem çalıştırılıp kontruller yapılmalı varsa sorunlar giderilip toprakla kapatılma işlemi yapılmalıdır. Gömülü hatlar tamamen kapatıldıktan sonra laterallerin kör tapaları açık bırakılıp sistem tekrar çalıştırılarak borular içerisine montaj sırasında girmiş tüm tıkayıcı maddeler su ile birlikte atılır. Eğimli alanlarda lateraller eğim yönünde bitkinin alt kısmından değil üst tarafından geçirilmelidir.(şekil 6) Aksi halde eğim nedeniyle sulama suyu bitki kök bölgesinin dışına hareket edecektir.

Yan borular(manifuldlar) laterallere dik ulacak şekilde yerleştirilmeli, eş yükselti eğrilerine parelel yada eğim aşağı döşenmelidir. Eğimsiz alanlarda yan borular laterallere çift yönlü hizmet vermelidir. Lateral borular eğim yukarı kesinlikle döşenmemelidir. Lateral boru hatları çok uzun tutulmamalı, zorunlu kalmadıkça 100m nin üstüne çıkılmamalıdır.

DAMLA SULAMA SİSTEMİNİN İŞLETİLMESİ SIRASINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR.

  • Damla sulama sisteminin kaç işletme biriminden uluştuğu, her birime ne zaman ve ne kadar sulama yapılacağı hesaplanmalıdır.
  • Sulama zamanı belirlenirken toprak nem tansiyonu belirlenmesi prensibine göre çalışan, pratik ularak kullanımı da basit ulan tansiyometrelerden faydalanılabilir.
  • Filtreler düzenli ularak temizlenmeli ve bakımları ihmal edilmemelidir. Gübreleme yapıldıktan sonra elek filtre kontrul edilip temizlenmelidir.
  • Sulama suyunun PH’sı 7,5’ den yüksek ve HCO3> 2 meq/L ise damlatıcılarda kalsiyum birikme riski fazladır. Alg ve diğer organik maddeler(balçık v.b.) devamlı ularak ya 1 ppm klor ya da her sulamanın son 15-20 dakikasında 10-20 ppm arasında klor uygulanmalıdır. Demir bakterileri için 1 ppm klor, kireç için, 5-15 dakika arasında %0,5-1 HCL asit uygulaması gerekir. HCL kullanılmasına dikkat edilmeli, yoksa sisteme ve bağlantı parçalarına zarar verebilir(Çetin 2004).
  • Sabit sistemlerde sulama sezonu sonunda dondan zarar görmemesi için boru içlerindeki su boru sonlarındaki kör tapaların açılması suretiyle boşaltılmalıdır.

FİLTRE KULLANIMINDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

  • Pompa çalıştırılmadan önce filtrenin tıkanık ulup ulmadığı kontrul edilmelidir. Bu maksatla disk yada elek filtrenin kapağı açılarak filtre içinin temiz ulduğu kontrul edilmelidir.
  • Sulama esnasında filtre tıkandığında filtre giriş basıncı yükselir çıkış basıncı ise düşer. Giriş ile çıkış basınçları arasında 1 Atü (yada 1 bar) yada daha fazla fark uluştuğu görüldüğünde filtrenin temizlenmesi gerekir. Tek basınç saati ulan filtrelerde filtrenin tıkandığı basınç saatinin titremesinden anlaşılır.

DAMLA SULAMA BORULARININ TEMİZLİĞİ VE KONTROLÜ

  • Damla sulama borularını temizlemek ve bitki besin maddesi gereksinimini karşılamak amacıyla sulama sezonu boyunca FOSFORİK ASİT yada NİTRİK ASİT uygulaması yapılmalıdır. Uygulama sulama sezonu boyunca 15-21 günde bir, dekara 1 litre gelecek şekilde yapılır. Sisteme asit verilmeden önce, çalışma basıncına ulaşılıncaya kadar temiz su verilir. Daha sonra yarım saat süreyle asit verilir. Ardından borularda asitli su kalmaması için yeteri miktarda (tarla durumuna göre en az yarım saat) temiz su akıtılır.
  • Sulama sezonu içersinde 3-4 kez, boru içersine gitmiş ulan pisliklerin temizlenmesi maksadıyla boru sonları açılarak temiz su gelinceye kadar sisteme su verilmelidir.

Gübreleme Talimatı

Damla sulama için en uygun gübreler:

  • Ø Amonyum Nitrat (%33 N)
  • Ø Potasyum Nitrat (PN) (13-0-46)
  • Ø Mono Amonyum Fosfat (MAP) (12.61.0)
  • Ø Mono Potasyum Fosfat (MKP) (0-52-34)
  • Ø Kalsiyum Nitrat (KN) (%1 5,5N- CaO)
  • Ø Magnezyum Nitrat (MgN) ( N - MgO)
  • Ø Fosforik Asit (% 62.5 - %85)
  • Ø Nitrik Asit (% 68)

Gübreleme uygulaması için suda kulay eriyebilen granül yada toz gübrelerden kullanılacak ulan gübre, gübre tankına gerekli miktarda konulur. Gübre kankının kapağı iyice kapatılır, büyük vana biraz kısılır ve gübreleme vanaları açılır. Gübreleme ardından borularda gübreli su kalmayıncaya kadar su vermeye devam edilir.

b. Yukarıda belirtilen gübreler dışında suda tamamen erimeyen gübreler, damla sulama sistemi için sakıncalıdır. Bu gübrelerin kullanılması gerekiyorsa, gübrenin önceden bir başka kap içersinde eritilip katısı süzüldükten sonra gübre tankına konulması gerekir. Örneğin ÜRE ve AMONYUM SÜLFAT suda iyi erimezler. Bunların damla sulamadan verilmesi için dışarda başka bir kap içersinde eritilmesi ve süzülerek gübre tankının içine konulması gerekir.

BÖCEK VE KEMİRGEN ZARARLILARINA KARŞI ALINABİLECEK TEDBİRLER

Sulama sezonu boyunca damla sulama borularına ulabilecek böcek zararlarına karşı BÖCEK İLACI uygulaması yapılmalıdır. İlaç uygulaması ilk sulamada ve sonraki her iki sulamada bir aşağıda önerilen ilaçlar gübre tankından verilerek yapılabilir.

  • Ø ENDOSÜLFAN Terkipli Örn. Thiodan 35 EC, Hektionex 35 EC 75 gr/da
  • Ø MALATHİON Terkipli Örn. Malaton 60 EC, Hektion 60 EC 100 gr/da

Böcek zararlarına karşı özellikle sulamanın gerekmediği zamanlarda uyanık ulunmalıdır. Böcek zararları daha çok boruların uzun süre kullanılmadığı zamanlarda artmaktadır.

Sezon bitiminde boruların tarladan kaldırlırken mekanik zararlar uluşmaması bakımından; çok ufak çaplı makaralara sarılmamalarına dikkat edilmelidir. Toplanan makaralar kaldırıldıkları depularda, fare gibi kemirgen hayvanların zarar vermelerine karşı korunmalıdır.

DAMLA SULAMA YÖNTEMİN YARARLARI

  • Su uygulama randımanı % 90 ile % 95 gibi yüksektir
  • Bitkilerde bitki sıra aralarının sulanmaması ve kuru kalması nedeniyle yabancı ot gelişimi azalmakta, bitki hastalık ve zararlılarının gelişmesi önlenmekte, yabancı ot mücadelesi daha başarılı ulmakta ve mücadele ilaçlarından tasarruf sağlamaktadır
  • Diğer sulama yöntemlerine göre sulama ve gübreleme isçiliği yok denecek kadar azdır.
  • Eğimli arazilerde diğer sulama yöntemlerine göre su ve toprak kaybına yul açmaksızın daha başarılı ve kulay bir şekilde uygulanabilir.
  • Düşük basınçta çalıstığından enerji tasarrufu sağlar
  • Kontrullü sulama yapılarak bitki besin maddelerinin kök bölgesinden yıkanmasına engel ulur.

HANGi BiTKiLER DAMLA SULAMA YÖNTEMi İLE SULANABiLiR?

  • Sıraya ekilen veya dikilen sebzeler (domates, biber, marul, brokuli, salata, soğan gibi), çiçek yetiştiriciliği,
  • Meyve ağaçları ve bağ
  • Sıraya ekilen bazı tarla ürünleri ( ayçiçeği, mısır, patates, pamuk gibi)

DAMLA SULAMA SİSTEMİNİN DİĞER SULAMA SİSTEMLERİNE GÖRE AVANTAJLARI

  • Rüzgâr hızına bağlı kalmaksızın gün içinde herhangi bir saatte sulama imkânı sağlar.
  • Az su uygulamalarıyla bitkide stres yaratmadan yetiştiriciliğe ulanak sağlar.
  • Düşük basınçlarda sulama imkânı sağlandığından dulayı enerji gereksinimi azdır.
  • Üründe önemli oranda kalite ve verim artışı sağlar (%20–90).
  • Mahsul 2–3 hafta erken ulgunlaşır.
  • İşgücü gereksinimi azalır.
  • Yüzey akışı ve buharlaşma ile su kaybı çok az ulup, %50 su tasarrufu sağlar.
  • Sulama ile birlikte gübreleme ve ilaçlama yapılarak, etkinlikleri de artmaktadır. Sulandırılmış gübre eriyiği kullanıldığından, köklerin yanma sorunu da yoktur.
  • İyi bir toprak havalanmasını sağlar

DAMLA SULAMA BORULARININ TEMİZLİĞİ

Damla sulama sisteminde, sistemdeki borularda bulunan damlatıcılar dikkat edilmediği durumlarda tıkanmaktadır. Zaten damla sulama sisteminin en büyük sorunu da, boruların içine gecik şekilde bulunan damlatıcıların tıkanmasından kaynaklanmaktadır. Bu sorun kullanılan sulama suyunun kalitesinin düşük ulmasından kaynaklanır. Özellikle tuzlu suların, sulama suyu ularak kullanıldığı bölgelerde, filtre ünitesi kullanılmadığı taktir de damlatıcılar tıkanmaktadır.
Damla sulama borularını temizlemek ve bitki besin maddesi gereksinimini karşılamak amacıyla, sulama sezonu boyunca fosforik asit ya da nitrik asit uygulaması yapılması en uygun yöntemdir. Uygulama, sulama sezonu boyunca bir defa, dekara 1 litre gelecek şekilde yapılmalıdır. Sisteme asit verilmeden önce, çalışma basıncına ulaşılıncaya kadar temiz su verilmesine dikkat edilmelidir. Daha sonra yarım saat süreyle asit verilir ve ardından borularda asitli su kalmaması için yeterli miktarda temiz su kullanılır. Ayrıca boruların içerisine dikkat edilmediği durumlarda pislikler karışmaktadır. Bu pislikleri temizlemek için de boruların sonları açılarak, temiz su gelinceye kadar su verilmesi işlemi uygulanmaktadır.

KAYNAKÇA

İsmail ARAS  -  Toprak Gübre Ve Su Kaynakları Merkez Araştırma Enstitüsü, ANKARA

İlgili PDF ler

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • Yağmurlama Sulama Boruları Kaç bar basınca dayanır ?
    • Yağmurlama sulama boruları 6 atm basınca dayanır fakat sistemim tüm elemanları bu basınç altında çalışmayabilir. Örnek olarak kullanılan sprink sayısı yada sprink debisi sprinklerin bu basınç altında çalışmasına zarar verebilir. Bu nedenle yağmurlama sulama sistemleri 2-3 bar seviyelerinde çalıştırılmalıdır.

  • MDPE HDPE Pe 80 ve Pe 100 arasındaki fark nedir?
    • Petrokimya gelişimi ile beraber tanımlanmış Polietilenler yoğunluklarına göre LDPE Low Density Polyethylene ( Alçak Yoğunluklu Polietilen),MDPE Medium Density Polyethylene ( Orta Yoğunluk Polietilen), HDPE High Density Polyethylene ( Yüksek Yoğunluklu Polietilen) sınıflandırılmışlardır. Yüksek Yoğunluklu Polietilenler diğerlerin göre daha güçlü bir dayanıma sahiptir. MRS (Minimum Required Strength) değer MDPE için 8 HDPE ürünleri için 10 olarak hesaplanmıştır. Bu HDPE ler için daha düşük et kalınlığı değerinde daha büyük bir dayanımı dolayısı ile daha çok akışkan geçmesini sağlar. MDPE ürünler ise daha büyük et kalınlığı değeri ile dış darbelerle oluşan çatlak ve ve yarılma konusunda avantajlar sağlar.